Üçüncü göz nedir?

Üçüncü göz nedir?

Spiritüel kavramlar arasında üçüncü göz bulunur. Türkçe de ona gönül gözü de denir. Üçüncü göz bedensel bir organ değildir. Onun yeri alnın ortasında iki göz arasındadır.

Uzak doğudaki ruhsal disiplinlerde onun adına 6. çakra da denir. Bedensel gözle görülmeyen, herhangi fiziki bir deneye tabi tutulamayan alın ortasındaki "enerji noktası" ya da "etki alanı" spiritüel gelişimde önemli bir yere sahip. Üçüncü gözün açılmasıyla beraber hakikatı yanılgıdan ayırt etme yetisi uyanır. Alnın ortasındaki enerji alanı harekete geçtiğinde bu bedensel olarak da farkedilir. İki göz arasında sanki bir spiral bulunmaktadır ve döner. Bazen o nokta çeker, bazen vurgularla kendini belli eder. Üçüncü göz açıldığında bedensel gözler kapalı olsa da bir görme yetisi mevcuttur. Etrafını renklerle veya ışıksal belirtilerle ayırtedebilir kişi. Üçüncü gözün açılmasıyla algının düzeyi yükselir, yanlış görüş düzelir ve görüş maddesel dünyanın ötesine geçer. Bu durumda hakikatı inkar edebilecek bir zihin yoktur artık. Bu nedenle tüm spiritüel disiplinler öğrencisini üçüncü gözün açılmasına yönlendirir bunu sözsel olarak vurgulamasa da. Nihayetinde üçüncü göz konsepti de bir illüzyon. Fakat insanın zihinsel evriminde önemli bir aşamadır. Zihnin ötesine geçen öğrenci spiritüel ustalığa ulaşmıştır ve kendisi herhangi bir konsepte bağımlı olmadan dünyaya hakikatın elçiliğini yapar. Fakat, öğretirken yine dünyanın anlayabileceği kavram ve konseptlere ihtiyacı vardır çünkü yeni yola çıkan spiritüel öğrencinin kelimelere, kavramlara ve konseptlere ihtiyacı var.

Mucizeler Kursun'da üçüncü göz yerine spiritüel göz kavramı kullanılır.

39. Spiritüel göz mucizelerin aracıdır, çünkü algıladığı şey hakikidir. O hem Tanrı'nın yaratımlarını hem de insanın yaratımlarını görür. İnsanın yaratımları içinde, onun seçiciden ziyade bütünsel olarak algılayabilme yeteneği aracılığıyla, hakikati sahteden ayırabilir. Böylelikle, her zaman yanlış ile hakikat arasındaki gerekli ayrımı içeren gerçeklik denetimi için uygun bir araç haline gelir.

40. Mucize, hatayı giderir çünkü spiritüel göz yanılgıyı yanlış veya gerçek dışı olarak tanımlar. Bu, karanlığın ışığın algılanmasıyla kendiliğinden ortadan kaybolduğunu söylemekle aynı şeydir. Karanlık, tıpkı günahın sevgisizlik olması gibi, ışığın yoksunluğudur. Onun kendine has özel nitelikleri yoktur. O, yalnızca yanılgıyı doğuran hatalı "yoksulluk" inancının bir örneğidir. Hakikat her zaman bollukla vardır. Her şeye sahip olduğunu algılayan ve kabul eden kimsenin herhangi türden bir zorunluluk davranışı için bir sebebi olmaz.

[Mucizeler Kursu (Orijinal Edition), Metin Kitabı 1.I.39-40 | Çeviri: BenSiz]

Bu nedenle, dünyanın kötülüğünü görüyorum derim. Fakat gördüklerimin gerçek olmadığını bilerek. Gönül gözü ile görenin "kötü" kavramı yoktur. Kötü, sevginin eksikliği veya reddedişi olarak algılanır. Fakat sevginin yokluğu mümkün olmadığı için kötü yoktur. Kötü, yalnızca bir yanılgı olarak insan zihninde varmış gibi görünür ve dünya perdesine projekte edilir. Doğru görüşle dünyaya bakan herkimse, tüm yanılgıların ötesindeki masumiyeti ve tanrısallığı görür. Bu nedenle affetmenin dahi ötesine geçer. Affetmek, yanılgıdan hakikate geçerken kullanmamız gereken bir köprüdür. Köprüyü geçtikten sonra affedişin kendisi dahi yokolur çünkü hakikatın olduğu yerde artık sadece sevgi ve bütünlük vardır. Kim kimi afferder ki böyle bir varolma durumunda?

BenSiz


Künye

İçerik & Teknik Sorumlu:
Bengü Aydoğdu
Siteyle ilgili görüşleriniz ve sorularınız için: admin@kulturguru.com
Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Yasal haklar saklıdır.
Daha fazla bilgi

İstatistik

Kullanıcılar
1
Makaleler
89
Makale Görünüm Sayısı
42584

50 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

© 2020 Bengü Aydoğdu. Tüm haklar saklıdır.