İyi nedir, kötü nedir?

İyi nedir, kötü nedir?

İyi-kötü... Sürekli her şey için yoruma ve değerlendirmeye alınan iki sözcük. İyi nedir, kötü nedir? Yağmur yağdığı ve tarların sulandığı için sevinen çiftçi yağmur için iyi der. Aynı zamanda köyün meydanında düğün yapan köylüler yağmur için kötü der. Hatta kimileri yağmurun arkasında başka bir anlam arar ve der ki, düğünün kerameti yoktur.

Savaşan bir asker karşı tarafın askerlerini öldürdüğünde ödül alır, kendine sürekli dayak atan kocasını öldüren kadın yargılanır ve ceza yer.

Bazı ülkelerde hayvana kötü davrandı diye yasal mahkeme yoluyla ceza verirler insanlara. Bazı ülkelerde hayvanların meydanlarda canlı canlı derileri yüzülür ve kimsenin kılı kıpırdamaz.

Bazı ülkelerde bir çoçuk ekmek çaldı diye dayak yer, ceza alır. Aynı ülkelerde çocuklara tecavüz etmek onları "sevmenin" bir çeşidi olarak zihniyetlere dayatılır.

Dehşet verici şekilde dünyanın bir çok yerinde kadınlara tecavüz edilir ve cezasız kalınır. Bedensel dürtülerin vahşetine dünyada insandan hariç hangi hayvan erişebilmiştir?

Saptırılmış dini inançlar yüzünden binlerce, yüzbinlerce, milyonlarca insan birbirlerine düşman olur, kutsal savaş adı altında iblisleri kıskandırırcasına  hem kendilerine hem başkalarına zarar verirler.

Tüm bunlara seyirci kalan, duyan, gören hangi sağlıklı zihin kendini tarafsız kalmaya zorlayabilir ki? Tarafsız kalmak ne demektir? "Kötülükler" karşısında hiçbir şey yapmadan sadece tanık kalmak bir suç değil midir? Eylemsiz kaldığımızda gördüğümüz "kötülükleri" desteklemiş olmuyor muyuz? Adalet nerede bu kadar kötülüğün içinde?

Mucizeler Kursu yapacak bir şey yok der. Ama bu, ne olursa olsun, hiçbir şey yapmama anlamında değildir. Bu cümlelerde çatışma varmış gibi görünür. Çünkü biri diğerini yalanlar. Gerçek farklıdır. Yapacak bir şey yok derken, dünyanın döngüsünü, olaylarını değiştiremezsin anlamındadır. Tüm yaşam senoryoları çoktan yazıldı. Bizler sadece çoktan olmuş bitmiş bir rüyayı tekrar yaşıyor gibiyiz. Bu anlamda esasen sadece tanığız, tanık olduğumuzu bilmeden.

Rüyacı sen, ben, o olduğundan, her ne kadar rüyanın seyrini ve olaylarını değiştiremezsekde, düşüncelerimizi, dünyaya ve insanlara bakışımızı, hislerimizi, tepkilerimizi, inançlarımızı, değerlerimizi ve iyi-kötü ayrımlarımızı değiştirebiliriz.

 "Kötülük" yapan bir insanın yaptığını onaylamadığımız gibi, KUTSAL RUH'UN rehberliğinde olduğumuzda her an yapılması gereken doğrunun ne olduğunu biliriz. Biliriz derken, egonun "bilmesi" değildir mesele. Doğruyu bilmek, hiçkimseyi yargılamadan ve ayrım yapmadan, duruma bir bütün olarak bakmayı ve durumun gerekçesini anlamayı içerir. Bu bilme, dünyaya TANRI gibi bakmayı içerir. Kötü rüya gören kardeşlerimizin cehalet yüzünden yaptıklarının belki de hiçbirini engelleyemeyiz. Ama her an affedeciliğin merhametini ve sevgi selini etrafımıza yaydığımızda, bu er ya da geç, dünya sahnelerinde kendini gösterecektir.

Bir düşünelim; zaman çarkında İsa insan olarak 2000 yıldan fazla bir süre önce dünyaya gelmiş ve zihnini arındırarak insan bilincinin dünyada mümkün olan en yüksek mertebesine ulaşmış. Aslında O'NUN TANRI OĞLU olarak bu dünyaya yansıyan bilincinin tüm dünyayı arındırdığını beklemeliyiz. Yani, aslında her yer aydınlık ve sevgi dolu olmalıdır çünkü, Mucizeler Kursu bu dünyayı kurtarmak için zihnini tam arındırmış tek bir öğretmene ihtiyacı olduğunu öğretir. O halde İsa bu tek öğretmendi ve dünya kurtulmalıydı. Ama kurtulmadığını her gün görüyoruz, değil mi?

Bu nasıl bir çelişkidir?  

Çelişki yok. Bir rüya bir rüyadır, bir rüyadır, bir rüyadır...

Uyandığımız zaman rüyanın en korkuncu bile bizleri etkileyemez ve biliriz, rüyada gördüğümüz tüm "kötülükler" kendi gerçekliğimizde yoktur. Minnet duygusu kaplar içimizi yaradana/büyük ruha/kutsal ruha/tanrıya karşı. Rüyanın gerçek olmadığını anlamak, bizleri korkulardan arındırır, tekrar sevgiyle bütünleştirir.

Uyandığımız zaman anlarız yapacak hiçbir şey olmadığını ve rüyada gördüğümüz tüm dehşetin yapıcısının kendimiz olduğunu ve kendimizden hariç bir sorumlunun olmadığını. Böylece en "kötü" insanlara dualar ve kutsamalar yollarız ve deriz ki, "Tanrım affet onları. Ne yaptıklarını bilmiyorlar". Onların "kötülüklerinin" tümünün korkular içinde kıvranan bir zihnin sevgiye imdat çağrısı olduğunu biliriz. Onların sessiz çığlıkları rüyada tanık olduğumuz tüm "kötülüklerden" daha baskın gelir. Kalbimizi açar, sessizce ve usulca dünyaya TANRI'NIN sevgisinin akması için araç oluruz; dünyaya şifa temenni ederiz.

Kötü, sadece iyinin henüz olmadığı yerdir. İyi ise TANRI demektir. Şartsız sevgi demektir. İyiye uyanan kendine uyanmış olur ve kendi tanrısallığı ile gözgöze gelir. Uyanış "kötüye" yer bırakmaz, çünkü aydınlanmış, uyanmış bir zihnin doğasında yoktur "kötü". Sadece uyuyan zihin kendini inkar eder ve iyiyi bilemez.

Hepsi bu.

Peki, uyanmamış birine uyanmayı anlatabilir miyiz? Hayır. Çünkü uyanmamışı uyanmamış olarak tanımlamak dahi bu rüyaya gerçeklik vermek demektir. Oysa Mucizeler Kursu bize bu dünyanın ve bedenlerin gerçek olmadığını öğretir. Bunu kabul ederek bir başka bedene gidip, sen hala uyuyorsun demek, öğrendiğimiz nondüal gerçeği inkar etmek demektir. Ruhani yolcuların uzun süre böylesi çelişkili ifadelerin içinden geçmeleri nerdeyse kaçınılmaz. Nihayetinde ama şu olguya varılır:

Benden başka hiçbir şey yok. Ben, bir beden değilim. Ben, zaman ve mekan illüzyonuna bağımsız saf ruhum. Tüm dünya, zihnimin bir yanılgı üzerine kurduğu yansımadır ve gerçekliğimde yoktur. Rüyada yaptığım tüm şeyler ve oluyor gibi görünenler hiçbir zaman olmadı ve olamaz. Onları var gibi sanmam, benim yanlış inancım yüzündendir. Bu yanlışı düzelttiğimde, tüm dünya geldiği yere gidecek: hiçliğe. Düzeltmem gereken yanılgı şudur: Ben TANRI'NIN tek OĞLUYUM ve BABAMLA birim. Bu nedenle ONDAN ayrılamam ve ONDAN bağımsız olamam. TANRI mutlak sevgidir ve iyiliktir. ONUN olmadığı hiçbir şey yoktur. Ve sevgi olmayan hiçbir şey gerçeklikte varolamaz. Bu nedenle dünya asla varolmamıştır. Bunu bilmek TANRI huzurudur.

Bengü Aydoğdu


Künye

İçerik & Teknik Sorumlu:
Bengü Aydoğdu
Siteyle ilgili görüşleriniz ve sorularınız için: admin@kulturguru.com
Bu site 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayın yapmaktadır. Yasal haklar saklıdır.
Daha fazla bilgi

İstatistik

Kullanıcılar
1
Makaleler
89
Makale Görünüm Sayısı
42573

29 ziyaretçi ve 0 üye çevrimiçi

© 2020 Bengü Aydoğdu. Tüm haklar saklıdır.